
Akçakoca'da bir gün: kale, plaj, mağara ve Yukarı Mahalle
- Yayın tarihi
Düzce'nin Karadeniz'e açılan kapısı Akçakoca, il merkezine yaklaşık 37 kilometre uzaklıkta. İlçe, 1950'li yıllarda deniz ve karavan turizmiyle Türkiye'de turizmin ilk filizlendiği yerlerden biri olarak anılıyor. Yaklaşık 35 kilometrelik sahili, ormanla denizin buluştuğu manzaraları ve tarihi dokusuyla tek bir günde bile dolu dolu gezilebiliyor.
Sabaha ilçenin 2,5 kilometre batısındaki Ceneviz Kalesi ile başlayın. İki koyun arasında, denize uzanan bir falezin üzerine kurulmuş kalenin ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmiyor; ancak 13. yüzyıl başlarında Cenevizlilerin eklemeleriyle kullanıldığı kabul ediliyor. Kale, Ceneviz ticaret yolu üzerindeki diğer kale ve surlu yerleşimlerle birlikte 2013'te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı. Hemen altındaki Ceneviz Kale Plajı, 2026 sezonunda da Mavi Bayrak alan Akçakoca plajları arasında yer aldı; yaz aylarında sabah serinliğinde bir yüzme molası için birebir.
Öğleye doğru iç kesimlere yönelin. İlçenin yaklaşık 8 kilometre güneydoğusundaki Fakıllı Mağarası'nın 350 metrelik bölümü ziyarete açık; farklı yönlere ayrılan galeriler, sarkıt ve dikitler ile damlataşlarıyla bilinen "beyaz oda" bölümleri görülmeye değer. Mağara yüzeye yakın olduğundan içerideki sıcaklık ve nem mevsime göre belirgin biçimde değişiyor; zemin kaygan olabileceği için tabanı tutan ayakkabı giyin. Yürüyüşü sevenler ise Göktepe köyü ayrımından başlayan 10 kilometrelik parkurla Aktaş Şelalesi'ne ulaşabilir; bu rota için günün büyük bölümünü ayırmak gerekir.
Öğleden sonrayı Yukarı Mahalle'ye saklayın. İlçenin en eski yerleşimlerinden biri olan mahallede sit alanı olarak koruma altına alınmış 160 tarihi ev bulunuyor; 150 ila 200 yıllık geçmişe sahip bu evlerin bir kısmı restore edildi. Mahalledeki yöresel pazarda melengücceği tatlısından mancarlı pideye, ev makarnasından el işlemelerine kadar yöre halkının emeğini bulabilirsiniz.
Mimari meraklıları için Akçakoca'nın çantı tekniğiyle, yani kütüklerin çivisiz biçimde birbirine geçirilmesiyle yapılmış ahşap camileri de görülmeye değer. Bunlardan Çayağzı köyündeki Orhan Gazi Camii 2007'de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek yeniden ziyarete açıldı. İlçeye yaklaşık 15 kilometre mesafedeki Hemşin Köyü Camii ise taş işçiliğiyle yapılmış zemin katı ve çantı tekniğiyle kurulmuş üst katıyla dikkat çekiyor.
Günü sahilde, Karadeniz'in üzerinde renkten renge geçen gün batımını izleyerek bitirin. Akçakoca'da tezgâhlardaki balık çeşitleri mevsime göre değiştiği için o gün neyin taze olduğunu sormayı unutmayın.
Fotoğraf: Acar54, CC BY-SA 3.0 (Wikimedia Commons)